21 Gün Alalım Oradan

İnsanların bilinçaltında bir şeylerin değişmesi için en az 21 gün gerekliymiş.Hani hep zaman zaman derler ya,işte o zaman takvimdeki 21 günmüş meğersem.

O zaman gel takvim yap kendine,sadece 21 günü olan bir takvim.Bu takvimin son gününe de olmak istediğin,hedeflediğin seni çiz.Her gün o sene bir adım daha yaklaşmak için bir şeyler kat kendine.Ama gerçekten iste bunu.Unutma beynini ve duygularını kontrol edecek olan sensin.Neden onların kontrolü altında her gün kendine baktığında mutsuz olasın.Her gün bir özelliğini artıya dönüştür.21. günün sonunda kendine bak.Geç aynanın karşısına ”Ben ne yaptım?”,”Ne değişti?” sorularını sor kendine.Bu sorulara cevap verebiliyorsan tebrikler güncellenme tamamlandı.

Bu güncellemeler azalmaya başlar ve bir süre sonra bunlara gerek kalmaz.Çünkü aynadaki kişi 21. günün sonundaki sen olur…

Peki sizin güncellemeniz % kaçta?

 

Reklamlar

Hangi Hayat Yolu?

Hayatın insanlara neler getireceği belli olmuyor.Bazen hiç beklemediğimiz yerden öyle güçlü bir darbe geliyor ki bir daha hiç ayağa kalkamayacağımızı düşünürüz.Ama insan bir süre sonra şunu anlıyor,

Bazı olayları veya durumları biz ne yaparsak yapalım değiştiremiyoruz.Ama şahsen benim bunu anlamam çok uzun sürüyor ve o ana kadar yaşadığım anları mahvetmiş oluyorum.Sonradan anlıyorum ki yaşadığım anları bir şekilde gerçekten yaşasam olaylar ben farketmeden çözülecek.

Ve bazen de kabullenmek işin içine girmeli sanırım.Kabullenmeli insan bazı şeyleri.Peki o zaman karşımıza yeniden bir yol ayrımı çıkıyor.Zamana bırakıp o süre boyunca hem içinizde bekleyip ,sonu olup olmadığı bilinmeyen, anı mı yaşayacağız;kabullenip içimizdeki acının dinmesini mi bekleyeceğiz?

En Masumlarımız

Canlılar dünyasının büyük bir bölümünü onlar oluşturur.Her şeyden önce doğal hayataın bir parçası olduğu, onların da bir canlı olarak bu doğada yaşama haklarının olduğunu unutmamalı insanoğlu. Şehirlerde hayvanların barınması ve yaşaması çok zordur. Buna rağmen bizlerin de hayvanların yaşamaları,barınmaları ve sağlıklı olmaları konusunda yapabileceklerimiz vardır.Hayvanların beslenmemize, sağlıklı büyümemize katkıları olduğu gibi, iyileşmemize de katkıları vardır. Tedavide kullanılan bazı serumlar ve yapılan bazı ilaçlar hayvanlardan elde edilir. Aynı zamanda hayvanlar sahiplerine ruhsal ve manevi açıdan katkı sağlar.

İlk çağlarda vahşi hayvanlardan korkulurdu. Uygarlık geliştikçe en vahşi ve korkulan hayvanları bile insan,sayesinde avlamaya başladı. Bu sebeple birçok hayvanın soyu tükendi veya azalma gösterdi. Buna çare olarak hayvanların koruması gündeme geldi.

Dünyanın ilk hayvanları koruma derneği 1824 yılında İngiltere’ de kurulmuştur. Daha sonra başta Fransa olmak üzere diğer Avrup) ülkelerine yayılmıştır. Yurdumuzda ise 1924 yılında Atatürk’ ün desteğiyle kurulmuştur. Çeşitli ülkelerin dernekleri birleşerek Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’nu oluşturdular. toplanan bu kuruluş 4 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etti. Hayvanları Koruma Günü’nün amacı ise; hayvanlara karşı sevgi ve acıma duyguları uyandırmak, onları korumak ve haklarına saygı duyulmasını sağlamaktır.Toplanan bu federasyon tarafından yayımlanan ve hayvan haklarını açık ve net bi şekilde ifade eden hayvan hakları evrensel beyannamesinin ışığında hayvanların doğal ortamlarında yaşama haklarının olduğu,insanların karşılıksız ve kendi çıkarları için hayvanları kullanmaması gerektiği,hayvanlara psikolojk ve fiziksel zarar veren deneylerın uygulanmasının doğru olmadığı,insanlar tarafından düşüncesizce yapılan safari ve av partilerinin hayvanlara saygısızlık olduğu belirtilmiştir.Fakat tüm bu çabalara rağmen araştırmalara bakıldığında hayvanlara karşı yaşama kasıt,özgürlük sınırlandırma,öldürme ve şiddet vakalarının arttığı görülmektedir.

Peki ne yapabiliriz?En önemlisi onları herhangi bir eşya gibi görmek yerine onları da hayatımızın bir parçası yapmalıyız .Sokaktaki birçok hayvanın ihtiyacı olan asıl besin sevgi ve şevkattir.Bizim için küçük şeyler onlar için çok önemli hale gelir.Bir kap yemek ve su gibi küçük yardımlar yapabiliriz.Hayvanların da haklarını unutmayarak hareket etmeliyi

Yanlız Mıyız?

Bazı cümleler sanki sizden çıkmış gibidir ama başkasının kaleminden dökülmüştür.Bu sefer işte tam da öyle bir yazıyla burdayım.

”Arkadaşlarım olsa keşke beni ben olduğum gibi sevse.Kardeşten öte canımdan öte olsalar.Arkadaşlarım olsa keşke sevdiği şeyleri korktuğu şeyleri üzüldüğü şeyleri bilsem.Hediye almak zorunda kalmadan yaptıklarımla mutlu edebilsem.Arkadaşlarım olsa keşke bana kalbini açsa onun için her şeyi yapsam.Onun yerine üzülsem onun yerine sevinsem.Arkadaş olsalar keşke benle.Beni ben olduğum gibi sevseler,korkmasam ben olmaktan,söyleceklerimden,soracaklarımdan.Arkadaşlık bu değil midir zaten?Birbirini unutmamak,yanında olmak.Kızmak kavga etmek ama küsmemek.Alay etmek ama ettirmemek.Bir şekilde mutlaka gönlünü almak.Ben bilmiyorum arkadaşlık ne demek?Arkadaşı olmayan birine arkadaşlık neden sorulsun ki?Ama arkadaşlarım var hayalimde aile gibi birbirini kucaklayan,çete gibi kudurup eğlenen,yetişkin gibi birbirine destek olan…Arkadaşlarım var arkadaşlığımı sorgulamayan.Keşke…Keşke arkadaşlarım olsa benden ibaret olmayan…”

Nedendir bilinmez sevdiğim cümleler oldu,belki yeri geldiğinde beni esir aldıklarındandır…Sevgilerle mutlu olun 🙂

Ayna Ayna Söyle Bana

İnsanın en büyük düşmanı kendisidir,başka yerlerde aramaya gerek yok.Her aynaya bakışımızda görürüz kendisini.İstediğimiz kadar sebep bulabiliriz ama tüm sebeplerin altında kendimiz yatarız aslında.Başkalarını bahane etmek gereksizdir.Çünkü istediğinde kulaklarını kapatıp başkalarını duymayacak olan da insanın kendisidir.Aynaya baktığımızda dudaklarımızın mutlulukla gülümsediğini görmek bizim elimizdedir ki böylece tadına varırız hayatın.

Çoğu zaman insanın kendi iç dünyası ilaç olur kendine.Sevdiği sporlar,müzikler,resimler,her hangi bir şey.Ama nedendir ki hep başkalarına çare sorarken buluruz kendimizi.Böyle durumlarda öncelikle kendinizi rahatlatmayı deneyin ve bunun için başkasına değil kendinize ihtiyaç duyun.Kendinize iyi gelecek olan şeyi sizden başka en iyi kimse bilemez.Uzanın bir yere,kapatın gözlerinizi ve şu soruyu sorun:”Beni ne mutlu eder?”.Bu soruyu cevaplayın önce,sonra ardı gelecektir…

Çok konuştum biliyorum.Çünkü çoğu zaman bu cümleler bana ilaç olur,yattığım yerden kaldırır beni.Gülümsememi sağlar,inancımı arttırır.Bu cümlelerin sizlerin içerisinde de umut ışığı,enerji kaynağı olmasını umuyorum.İyi geceler…

”Gülümsemeye devam et,çünkü hayat güzel ve burada gülmek için bir çok sebep var”

-Marilyn Monroe

 

Yeni Bir Dünya Buldum Kendime

Biraz uzak kaldım dünyamdan.Ama bu süre içinde meşgul olduğum bir uğraş hakkında konuşmak istiyorum.

Bu süre boyunca elimden düşürmediğim Debbie Macomber’in muhteşem bir eseri olan ”Küçük Mucizeler Dükkanı” tam da benim aradığım bir kitapmış.Farklı olayları dört bir yandan gören kitap hayatın zorluklarının yanında en muhteşem anlarını da hediye ediyor okuyucuya.Uzun zamandır aradığım anlatım,kurgu muhteşem bir dizayn ile birleşmiş bu kitapta.Anladığım kadarıyla uzun bir seri ve çok cabuk bitecek gibi geliyor.Bu serinin kitaplarını okudukça kitaplarla ilgili yazı yazmayı planlıyorum.Bu kurgu tam da yaz mevsimine uygun,kafa dağıtmaya birebir bir kitap.

Sizlerden okuyan olursa yorumlarınızı merakla beklerim.İyi okumalar 🙂

Bir Yaprak Daha Döküldü

Aslında bu yazıyı daha önce paylaşmayı planlıyordum ama kelimeler doğru bir şekilde yerlerini alamadılar.

Doğum günleri her zaman kutlamalar,hediyeler demekti benim için.İlk defa bunlardan farklı şeyler hissettim.Geçen zamana,hayatımdaki değişikliklere göz gezdirdim.Daha önceye baktığımda neler yaptığımı düşündüğüm ve kendimin farkına vardığım,ciddi olarak en çok düşüncelere daldığım doğum günüm oldu.

İnsan zamanın,arkadaşlarının,sevdiklerinin değerini bilmiyor.Her zaman öyle değil midir?Kış mevsiminde soğuktan,yazın ise sıcaktan söylenip dururuz.Hep şikayet ederiz.Peki ya bazı şeyleri değiştirsek yılların,günlerin daha dolu geçtiğini hissetmez miyiz?Bu sorularla geçti tüm günüm.Ama aklımızdan çok daha pişmanlık dolu sorular geçirmek yerine bunları açıklığa kavuşturmak ve değiştirmek ilaç olabilir…

Beni en mutlu eden şey ise bu soruların cevabında harika bir yılımın geçtiğini görmem oldu.O zaman nice bu sorularla geçen yıllara…